Taylan Homepage

 

 

Home

Memleketim

Duvar Yazi

Siir Kosesi

Fikralar

Bizim Aile

Home Yardim

Dogum Gunu

 

 

Siirler

 

GÖZLERIMIZ 

Gözlerimiz seffaf temiz damlalardir. 

Her damlada demire can veren dehamizin bir küçücük zerresi vardir.. 

Seffaf temiz damlalariyla gözlerimiz bir umman içinde o kadar birlesti ki, kayniyan suda buzu nasil eritirsiniz, iste biz de birbirimizde öyle kaybolduk. 

Yükseldi gözlerimizin saheseri demire can veren dehayi bulduk. 

Seffaf temiz damlalariyla gözlerimiz, bir umman içinde birlesmeseydi eger, her zerre dagilsaydi baska bir yere, dinamolarla türbinleri çiftlestirerek, çelik daglari suda kof bir kelek gibi döndüremezdik.. 

Ve gözlerimizi yakan gecenin atesini samasiz kibrit gibi söndüremezdik.. 

                                        Nazim Hikmet, 1922 (835 Satir...) 





GOZLERIN

Gözlerin gözlerin gözlerin ister hapisaneme, ister hastaneme gel, gözlerin gözlerin hep güneste, su mayis ay sonlarinda öyledir iste Antalya tarafinda ekinler seher vakti. 

Gözlerin gözlerin gözlerin kac defa karsimda agladilar cirilciplak kaldi gozlerin alti aylik cocuk gözleri gibi kocaman ve cirilciplak, fakat bir gün bile günessiz kalmadilar.

Gözlerin gözlerin gözlerin, gözlerin bir mahmurlasmayagörsun sevincli bahtiyar alabildigine akilli ve mukemmel dillere destan bir seyler oluyor dünyaya sevdasi insanin. 

Gözlerin gözlerin gözlerin, sonbaharda oyledir iste kestanelikleri Bursa'nin ve yaz yagmurundan sonra yapraklar ve her mevsim ve her saat Istanbul. 

Gözlerin gözlerin gözlerin, gün gelecek gülüm, gün gelecek, kardes insanlar birbirine senin gözlerinle bakacaklar gülüm, senin gözlerinle bakacaklar. 

                                    1956 Nazim Hikmet Yeni Siirleri 6. 



GUNESI ICENLERIN TURKUSU

Bu bir türkü toprak canaklarda günesi icenlerin türküsü! 

Bu bir örgu alev bir sac örgüsü! kivraniyor; kanli, kizil bir mes'ale gibi yaniyor esmer alinlarinda bakir ayaklari ciplak kahramanlarin! 

Ben de gördum o kahramanlari, ben de sardim o örgüyü, ben de onlarla günese giden koprüden gectim! 

Ben de ictim toprak canaklarda günesi. 

Ben de söyledim o türküyü! 

Yüregimiz topraktan aldi hizini; altin yeleli aslanlarin agzini yirtarak gerindik! 

Sicradik; simsekli rüzgarlara bindik!.

Kayalardan kayalarla kopan kartallar cirpiyor isikta yaldizlanan kanatlarini. 

Alev bilekli suvariler kamciliyor saha kalkan atlarini! 

AKIN VAR GUNESE AKIN! GUNESI ZAPTEDECEGIZ GUNESIN ZAPTI YAKIN! 

Düsmesin bizimle yola: evinde aglayanlarin gozyaslarini boynunda agir bir zincir gibi tasiyanlar! 

Biraksin pesimizi kendi yureginin kabugunda yasayanlar! Iste: su günesten düsen ateste milyonlarla kirmizi yurek yaniyor! 

Sen de cikar gögsunun kafesinden yuregini; su günesten düsen atese firlat; yüregini yüreklerimizin yanina at!

AKIN VAR GUNESE AKIN! GUNESI ZAPTEDECEGIZ GUNESIN ZAPTI YAKIN! 

Biz topraktan, atesten, sudan, demirden dogduk!

Gunesi emziriyor cocuklarimiza karimiz, toprak kokuyor bakir sakallarimiz! 

Nes'emiz sicak! kan kadar sicak, delikanlilarin ruyalarinda yanan o kadar sicak!

Merdivenlerimizin cengelini yildizlara asarak, ölulerimizin baslarina basarak yukseliyoruz gunese dogru! 

Ölenler dögüserek öldüler; günese gömülduler. Vaktimiz yok onlarin matemini tutmaya! 

AKIN VAR GUNESE AKIN! GUNESI ZAPTEDECEGIZ GUNESIN ZAPTI YAKIN! 

Üzümleri kan damlali kirmizi baglar tutuyor! 

Kalin tugla bacalar kivranarak otuyor! 

Haykirdi en önde giden, emreden! 

Bu ses! 

Bu sesin kuvveti, bu kuvvet yarali ac kurtlarin gozlerine perde vuran, onlari olduklari yerde durduran kuvvet! 

Emret ki ölelim emret! 

Günesi iciyoruz sesinde! 

Cosuyoruz, cosuyor!.. 

Yanginli ufuklarin dumanli perdesinde mizraklari gögü yirtan atlilar kosuyor! 

AKIN VAR GÜNESE AKIN! GUNESI ZAPTEDECEGIZ GÜNESIN ZAPTI YAKIN! TOPRAK BAKIR GÖK BAKIR. HAYKIR GUNESI ICENLERIN TURKUSUNU, HAY-KIR HAYKIRALIM! 

                                                Nazim Hikmet--1924 





HABER

Onlardan haber geldi. 

Oradan onlardan. 

Gomlekleri kirli degil catik degilmis kaslari. 

Yalniz biraz uzamis tiraslari. 

"Yandik!" dememisler. 

Dayanmislar biliyorum. "Dayandik!" dememisler. 

Gozleri gulerek bakiyorlarmis adama. 

Sakaklarinda taze bir yara varmis ama, catik degilmis kaslari.

Yalniz biraz uzamis tiraslari... 

                                                            Nazim Hikmet 





HASRET

Yüz yil oldu yüzünü görmeyeli belini sarmayali gözünün icinde durmayali aklinin aydinligina sorular sormayali dokunmayali sicakligina karninin. 

Yüz yildir bekler beni bir sehirde bir kadin. ayni daldaydik ayni daldan düsüp ayrildik aramizda yüz yillik zaman yol yüz yillik. 

Yüz yildir alaca karanlikta kosuyorum ardindan. 

                                                    Nazim Hikmet 





HASRET

Denize dönmek istiyorum! 

Mavi aynasinda sularin: boy verip görünmek istiyorum!

Denize dönmek istiyorum! 

Gemiler gider aydin ufuklara gemiler gider! 

Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder. 

Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nobete yeter. 

Ve madem ki bir gün ölüm mukkader; Ben sularda batan bir isik gibi sularda sönmek istiyorum! 

Denize dönmek istiyorum! Denize dönmek istiyorum! 

1927 Nazim Hikmet 835 Satir 1. Not: Nazim'in Hasret adli baska bir siiri daha vardir... 





HOS GELDIN 

Hos geldin! 

Kesilmis bir kol gibi omuz basimizdaydi boslugun... 

Hos geldin! 

Ayrilik uzun surdu. Özledik. Gözledik... Hos geldin! 

Biz biraktigin gibiyiz. Ustalastik biraz daha tasi kirmakta, dostu düsmandan ayirmakta... 

Hos geldin. Yerin hazir. 

Hos geldin. Dinleyip diyecek cok. 

Fakat uzun soze vaktimiz yok. 

                                                        Nazim Hikmet 





IKI SERSERI

Iki serseri var: 

Birinci serseri kopru altinda yatar,` sularda yildizlari sayar geceleri.. 

Iki serseri var: 

Ikinci serseri atlas yakali sarhos sofralarinda Bagdatli bir dilencinin caldigi sazdir. 

Fransiz emperyalizminin idare meclisinde ayvazdir.. 

Ben: ne kopru altinda yatan, ne de atlas yakali sarhos sofralarinda saz calip Arabistan fistigi satanlarin sairiyim; topraktan, atesten ve demirden hayati yaratanlarin sairiyim ben. 

Iki serseri var Ikinci serseri yolumun ustunde duruyor ve soruyor bana. 

Anlasilan Bagdadi saklaban unutmus, Mosyo bilmem kimle beraber Adana 

Mersin hattinda o kusu yoldugunu... 

Iki serseri var: Ikinci serseri halkin alinterinden altin yapanlara kendi kafatasinda hurma rakisi sunar. 

Ben hizimi asirlardan almisim, bende her misra bir yanardag hatirlatir. 

Ben ne halkin alinterinden on para calmisim ne bir sairin cebinden bir satir... 

Iki serseri var: Ikinci serseri, meydana dört topac gibi saldigim dört eseri sanmis ki yazmisim kendileri icin. 

Halbuki benim bir serseriye hitap eden ikinci yazim iste budur: 

Atlas yakali sarhos sofralarinin sazi, Fransiz sermayesinin haci ayvazi, bu yazdigim yazi örse balyoz salanlarin simsekli yumrugudur katmerli kat kat yagli ensende.. 

Ve sen o kemik yaladigin sofranin altina girsen de, 

dostun KARAMACA BEY gibi 

kaldirip kaldirip yere caaalmak icin canini burnundan almak icin, bulacagim seni.. 

Koca göbeklerin RUSEL kussagi sen, sen ussak murabbai, sen ussak mik'abi, satilmis ussaklarin assagi sen!!! 

                                                                Nazim Hikmet [1930] 



ISTIKLAL 

Bu zirhlari, bu ordulari tanirim, benim de sularim girdiler, benim de topragima asker cikardilar geceleyin. 

Kanima susamistilar. 

Calmak istiyorlardi gozlerimin nurunu, hunerini ellerimin.

Doktuk denize onlari 1922'ydi yillardan... 

Misirli kardesim; sarkilarimiz kardestir, isimlerimiz kardes, yoksullugumuz kardestir, yorgunlugumuz kardes.

Sehirlerimde güzel, ulu, canli ne varsa: insan, cadde, cinar, savasinda senin yanindalar. 

Koylerimde Kelam-i Kadim okunyor senin dilinle, senin zaferin icin... 

Misirli kardesim, biliyorum, biliyorum, istiklal otobüs degil ki birini kacirdin mi, oburune binesin... 

Istiklal sevgilimiz gibidir aldattin mi bir kere zor doner bir daha. 

Misirli kardesim, kanalin sularina karisti kanin. 

Insanin yurdu bir kat daha kendinin olur topragina, suyuna karistikca kani. 

Yasanmis sayilmaz zaten yurdu icin olmesini bilmeyen millet... 

                                               1956 Nazim Hikmet Yeni Siirler 6 



IYIMSERLIK 

Siirler yazarim basilmaz basacaklar ama 

Bir mektup beklerim mujdeli 

belki de oldugum gun gelir mutlaka gelir ama 

Ne devlet ne para insanin emrinde dunya 

belki yuz yil sonra olsun mutlaka bu boyle olacak ama 

                                                       1957 Nazim Hikmet Siirler 6.