Siir
Kösesi
24 Eylul 1945
En güzel deniz : henüz gidilmemis olanidir...
En güzel cocuk : henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yasamadiklarimiz.
Ve sana soylemek istedigim en güzel soz : henüz söylememis oldugum sözdür...
Nazim Hikmet Ran 1946
25
Eylül 1945
Meydan yerinde kampana vurdu.
Nerdeyse koguslarin kapilari kapanir.
Bu sefer hapislik uzun sürdü biraz : 8 yil...
Yasamak umitli bir istir, sevgilim.
Yasamak : seni sevmek gibi ciddi bir istir.
Nazim Hikmet - 1946
21-1-1924
Lambayi yakma, birak, sari bir insan basi dusmesin pencereden kara.
Kar yagiyor karanliklara.
Kar yagiyor ve ben hatirliyorum. Kar...
Uflenen bir mum gibi sondu koskocaman isiklar...
Ve sehir kor bir insan gibi kaldi altinda yagan karin.
Lambayi yakma birak!
Kalbe bir bicak gibi giren hatiralarin dilsiz olduklarini anliyorum.
Kar yagiyor ve ben hatirliyorum.
Nazim Hikmet
ASYA AFRIKA YAZARLARINA
Kardeslerim bakmayin sari sacli olduguma ben Asyaliyim
bakmayin mavi gozlu olduguma ben Afrikaliyim
agaclar kendi dibinde golge vermez benim orda sizin ordakiler gibi
tipki benim orda arslanin agzindadir ekmek
ejderler yatar basinda cesmelerin ve olunur
benim orda ellisine basilmadan sizin ordaki gibi
tipki bakmayin sari sacli oldugumua ben Asyaliyim
bakmayin mavi gözlü olduguma ben Afrikaliyim
okuyup yazma bilmez yuzde sekseni
benimkilerin siirler gezer agizdan agiza
turküleserek siirler bayraklasabilir
benim orda sizin ordaki gibi kardeslerim
siska oküzun yanina kosulup siirlerimiz topragi surebilmeli
pirinc tarlalarinda batakliga girebilmeli dizlerine
kadar bütun sorulari sorabilmeli
butun isiklari derebilmeli yol baslarinda durabilmeli
kilometre taslari gibi siirlerimiz
yaklasan dusmani herkesten once gorebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryuzunde tek esir yurt tek esir insan
gokyuzunde atomlu tek bulut kalmayincaya
kadar mali mulku akli fikri cani neyi varsa verebilmeli
buyuk hurriyete siirleimiz
1962 Nazim Hikmet Son Siirleri 7
AYAGA KALKIN EFENDILER
Behey! kaburgalarinda ates bir yurek yerine idare lambasi yanan adam!
Behey armut satar gibi san'ati okkayla satan san'atkar!
Ettigin kar kalmayacak yanina!
soksan da kafani dukkanina, dukkanini yedi kat yerin dibine soksan;
yine atesimiz seni yagli saclarindan tutusturarak
bir turbe mumu gibi damla damla eritecek!
Cek elini san'atin yakasindan cek! Cekiniz!
Biyiklari pomadli ahenginiz suzuyor gozlerini hala karsi!
Fakat bugun agzimizdaki ates borularla caliniyor yeni san'atin marsi!
Yeter artik Yenicami tirasi, yeter!
Ayaga kalkin efendiler...
Nazim Hikmet - 1925
BAYRAMOGLU
Mahpusanedeyim.
Mahpusanede kalbimin kanayan ciplak ayaklari ne zaman cok uzun bulsa yolunu,
hatirlarim bilmem neden Azeri yoldasim Bayram Oglunu:
Ben senden once olmek isterim.
Gidenin arkasindan gelen gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
Iyisi mi,beni yaktirirsin, odanda ocagin ustune korsun icinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun, seffaf, beyaz camdan olsun ki icinde beni gorebilesin.
Fedakarligimi anliyorsun : vazgectim toprak olmaktan,
vazgectim cicek olmaktan senin yaninda kalabilmek icin.
Ve toz oluyorum yasiyorum yaninda senin.
Sonra, sende olunce kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yasariz kulumun icinde kulun
ta ki bir savruk gelin yahut vefasiz bir torun bizi ordan atana kadar...
Ama biz o zamana kadar o kadar karisacagiz ki birbirimize,
atildigimiz coplukte bile zerrelerimiz yan yana dusecek.
Topraga beraber dalacagiz.
Ve bir gun yabani bir cicek bu toprak parcasindan nemlenip filizlenirse
sapinda muhakkak iki cicek acacak : biri sen biri de ben.
Ben daha olumu dusunmuyorum.
Ben daha bir cocuk doguracagim
Hayat tasiyor icimden. Kayniyor kanim.
Yasayacagim, ama cok, pek cok, ama sen de beraber.
Ama olum de korkutmuyor beni.
Yalniz pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze seklini.
Ben olunceye kadar da.
Bu duzelir herhalde.
Hapisten cikmak ihtimalin var mi bugunlerde?
Icimden bir sey : belki diyor.
18 Subat 1945 Piraye Nazim Hikmet
BIR HAZIN HÜRRIYET
Satarsin gözlerinin dikkatini,
ellerinin nurunu,
bir lokma bile tatmadan yogurursun bütün nimetlerin hamurunu.
Büyük hürriyetinle çalisirsin el kapisinda, anani aglatani
Karun etmek hürriyetiyle hürsün!
Sen dogar dogmaz dikilirler tepene,
isler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan degirmenleri,
büyük hürriyetinle parmagin sakaginda düsünürsün vicdan hürriyetiyle hürsün!
Basin ensenden kesik gibi düsük,
kollarin iki yaninda upuzun,
büyük hürriyetinle dolasip durursun,
issiz kalmak hürriyetiyle hürsün!
En yakin insaninmis gibi verirsin memleketini,
günün birinde, mesela,
Amerika'ya ciro ederler onu seni de büyük hürriyetinle beraber,
hava üssü olmak hürriyetiyle hürsün!
Yapisir yakana kopasi elleri Valstrit'in,
günün birinde, diyelim ki,
Kore'ye gönderilebilirsin, büyük hürriyetinle
bir çukura doldurulabilirsin, meçhul asker olmak hürriyetiyle hürsün!
Bir alet, bir sayi, bir vesile gibi degil insan gibi yasamaliyiz dersin,
büyük hürriyetinle
basarlar kelepçeyi, yakalanmak, hapse girmek, hatta asilmak hürriyetinle hürsün
Ne demir, ne tahta, ne tül perde var hayatinda,
hürriyeti seçmene lüzum yok hürsün.
Bu hürriyet hazin sey yildizlarin altinda.
Nazim Hikmet, 1951 (BU MEMLEKET BIZIM)